|
|
Çeviri
Çeviri bir dildeki metnin anlamını, hedef dildeki metne aynı mesajı
taşıyacak şekilde yapılan iştir. Çeviri yaparken her iki dilde de göz
önüne alınması gereken ayrıntılar vardır; bunlar her iki dilin
dilbilgisi kuralları, deyimleri, terminolojisi gibidir. Çeviri yapma
konusunda yeni olan kişiler diller arasında kelimelerin birebir
karşılıkları olacağına inanma yanılgısına düşerler. Kelimeleri anlamak
ve hedef dile dönüştürmek için sözlük kullanmanın yeterli olacağını
düşünürler ancak çeviri bundan fazlasını gerektirir. İyi bir çeviri, dil
bilmenin haricinde bazı niteliklere sahip olmayı gerektirir. Çevirmenin
edebiyata olan yakınlığı, yorumlama yeteneği, yazın konusundaki yeteneği
ve tecrübesi gibi... Şu anda birçok bilgisayar programının ya da google
gibi arama motorlarının sunduğu bilgisayar destekli çeviriler vardır ama
geleneksel olarak çeviri insan etkinliğidir. Bilgisayar destekli çeviri
programlarında çevirmen daha önceden yapmış olduğu çevirileri
veritabanına (database) ekler, aynı konuda sonraki zamanlarda çeviri
yapması halinde önceki çevirileri veritabanından çağrılır ve bu şekilde
çevirmen daha önceden çevirdiği bir kelimeyi tekrardan çevirme ihtiyacı
duymaz. Bilgisayar destekli çeviriler çevirmene hızlılık, verimlilik
sağlar ve daha öncesinde çevirdiği bir yazıyı tekrardan çevirme
ihtiyacını ortadan kaldırır. Ancak yine de çeviri konusunda en iyi
bilgisayar yazılımlarının sunduğu çeviriler bile yeterli olmamaktadır.
Nihayetinde çeviri, en karmaşık program mantığının bile
çözümleyemeyeceği, çevirmenin inisiyatifinde olan yorumlamayı
gerektirir. Diller arasındaki farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda
birebir çeviri her zaman mümkün olmayabilir. Çeviri bu noktada
çevirmenin yorumuna ihtiyaç duyar.
Çeviri işlemi iki aşama olarak ele alınabilir:
1. Kaynak metnin çözümlenmesi
2. Çözümlenen metnin hedef dile uygun biçimde dönüştürülmesi
Kaynak metni tam anlamıyla çözümleyebilmek için çevirmen tüm içeriğini
bilinçli ve yöntemli biçimde yorumlamalı ve analiz etmelidir. Bu işlem,
kaynak dili konuşanların kültürü hakkında olduğu kadar grameri,
anlambilimi, sözdizimi, deyimleri ve benzeri konularda da bilgi sahibi
olmayı gerektirir.
Çevirmenin metni hedef dile dönüştürebilmesi için de o dil hakkında aynı
seviyede bilgiye sahip olması gerekir. Çoğunlukla çevirmenin hedef dil
üzerindeki hâkimiyeti daha önemlidir. Kaynak dil için olandan daha derin
bilgiye sahip olmalıdır. Bu sebeple çoğu çevirmen kaynak dilden
anadiline çeviri yapar.
Çeviri, doğası bakımıyla zor bir faaliyettir. Çevirmenler ek olarak bu
faaliyeti daha zor hale getiren pek çok sorunla karşı karşıya
gelebilirler. Bunlar; Kaynak metin ile ilgili sorunlar:
-
Tercüme işlemi sırasında metinde yapılan değişiklikler
-
Okunaksız veya zor okunan metinler
-
Terminolojinin tutarsız kullanımı
-
Hatalı yazım veya hatalı basılmış metin
-
Eksik metin
-
Yetersiz yazılmış metin (anlam bozukluğu veya anlaşılmazlık)
-
Metindeki eksik kaynaklar (örneğin çevirmenin metinde olmayan
bir fotoğraf için başlık yazması gibi...)
-
Kaynak metnin hedef dile daha önceden özgün olarak çevirisi
yapılmış bir alıntı içermesi ve özgün metnin tekrar bulunamaması
sebebiyle kelimesi kelimesine bir çevirinin neredeyse imkânsız olması
-
Kaynak metinde bariz hataların bulunması (örneğin, “tarih
öncesi Budist tapınakları”; tarih öncesi dönemde Budizm keşfedilmemişti)
Dil Sorunları:
-
Diyalekt terimleri ve yeni kelimeler
-
Açıklanamayan kısaltmalar
-
Kişi, kurum ve yer adları gibi bazı terimlerin doğru
biçimlerinin kullanılması (çoğunlukla hedef dile bu terimlerin resmi
kullanımı olan çeviriler mevcuttur ancak kaynak metinde bulunmadıkları
takdirde bulmak zor olabilir)
-
Anlaşılmayan jargon
-
Anlaşılmayan deyimler
-
Argo
-
Kaynak metinde gereksiz tümce kullanılması gibi biçimsel
farklılıklar
-
Diller arasında noktalama işaretlerinin kullanım farklılıkları
Diğer:
-
Uyak, cinas ve hece ölçüleri
-
Dilin, ses uyumu ya da uyuşmazlığı gibi zor fark edilebilen
ancak önemli olan özellikleri
-
Oldukça spesifik kültürel nitelikler
-
Mizah
-
Bir kültürde yaygın olarak bilinen ancak diğer bir kültürden
uzman olmayan bir kişinin bilemeyeceği terimler. Bu tür terimler
genellikle ek olarak açıklama gerektirir
Çevirinin bir sanat mı yoksa zanaat mı olduğu tartışılmaktadır. Edebiyat
çevirmenleri çevirinin öğretilebilir olmasına rağmen sanat olduğunu
savunurlar. Çoğunlukla teknik, iş ve yasal dokümanları çeviren diğer
çevirmenler ise zanaat olduğunu söylerler çünkü dilbilimsel analiz ve
akademik eğitim gerektirmektedir.
Pek çok tercüman durumun tercüme edilecek metne göre değiştiğini kabul
etmektedir. Basit bir doküman, örneğin proje broşürü, dil öğrencilerinin
yatkın olduğu tekniklerle kolaylıkla çevrilebilir. Buna karşın bir
gazete makalesi, politik konuşma veya herhangi bir konuda bir kitap
sadece dil konusunda yetenekli olmayı ve araştırma tekniklerini bilmeyi
değil, konu hakkında sağlam bir bilgi birikimine sahip olmayı, kültürel
duyarlılığı ve yazın konusunda ustalığı gerektirir.
Bazı metinlerde çevirmen kelimeleri birebir kullanarak çeviri yapmayı
deneyebilir. Örneğin, dini ve tarihi metinleri çeviren kimseler
çoğunlukla kaynağa mümkün olduğunca bağlı kalmaya çalışırlar. Bunun için
de deyimsel olmayan metinler üretmek için kasıtlı olarak hedef dilin
sınırlarını genişletirler. Aynı şekilde bir yazınsal çevirmen de kaynak
metindeki kelimeleri ve ifadeleri hedef dilin kültürel içeriğine uygun
biçimde tercüme edebilir ve deyimselleştirebilir.
Bir terim, ne kadar bir kültüre özgü ve anlaşılması güçse, çevirisi de o
kadar basittir. Örneğin, Avustralya’daki önemsiz yerleşim birimi Euroa,
Latin alfabesini kullanan tüm dillerde “Euroa” olarak aynen kullanılır
ancak “Columbia”nın Kolombiya olduğunu bilmek biraz daha bilgili olmayı
gerektirebilir. Çevirisi gerçekten zor olan kelimeler, anlamı cümle ya da metine bağlı
olan kısa ve yaygın sözcüklerdir. Örneğin İngilizcedeki “get” yükleminin
Türkçede yaklaşık olarak on kadar karşılığı vardır. Kelimenin anlamının
çözümlenebilmesi için metnin ya da cümlenin kalanı değerlendirilmelidir.
Aynı durum “go” ve “come” gibi kelimelerin çevirisi için de geçerlidir.
Çeviriler ister basit olsun ister zor mutlaka uzmanlık gerektirmektedir.
Günümüzde çevirmenin yapacağı bir hata uluslar arası krizlere yol
açabildiği gibi şirketlere de ağır darbeler vurabilmektedir. Bu nedenle
çeviri dikkat ve özen isteyen bir iştir. Çeviri, dilbilgisi kurallarına
uygun yapılmalıdır ve bu süreçte mesaj eksiksiz ve anlaşılır biçimde
ifade edilmelidir. Kaynak ve hedef metinlerin uzunlukları farklılık
gösterebilir. Farklı, uzmanlık gerektiren alanlarda gerektiği zaman
araştırma yapılmalı ve kelimelerin ve deyimlerin çeviri yapılan dildeki
kullanıma en uygun şekilde kullanıldığına dikkat edilmelidir.
Profesyonel Çeviri Hizmetleri kelimeleri çevirmekten daha çok sizin
mesajınızı, kalitenizi, inceliğinizi ve dizaynınızı çevirmektir.
Uzmanlık gerektiren çeviri türleri
Her tür yazılı metin bir dilden diğerine çevrilebilir. Bununla birlikte
çeviri çoğunlukla uzmanlık alanlarına göre sınıflandırılır. Her alanın
kendine göre engelleri ve zorlukları vardır.
Ticari çeviri bir şirketin profesyonelliğinin
göstergesidir. Bu gruba pazarlama, insert gibi broşürlerden tutunda web
sayfası çevirisine kadar her tür çeviri girmektedir. İşletmelerin dış
ticaret işlemlerinde yabancı şirketlerle yazışmalarında, anlaşmalar
yapılmasında, istek ve arzın ifade edilmesinde çeviri büyük önem
taşımaktadır. Karşılıklı taleplerin doğru ifade edilmesi için çeviri tam
olmalı ve mesajı doğru biçimde iletmelidir. Bu tür çevirilerde yapılacak
hatalar yanlış anlaşılmalara ve büyük sorunların ortaya çıkmasına neden
olabilir. Fatura gibi resmi kayıtlara geçen önemli belgelerin çevirisi
de ticari çeviri kapsamına girer. Resmi belgeler oldukları için
çevirileri literatüre uygun biçimde özenle yapılmalıdır. Terimlerin
hedef dildeki resmi ya da yaygın kullanımları göz önünde bulundurulmalı
ve mümkün olduğunca tecrübeli ve uzman kişiler tarafından yapılmalıdır.
Şirketlerin ihracata yönelik pazarlama programlarında uzman
çevirmenlerle çalışılması şarttır. Ürünlerin tanıtımında, kaynak dilde
verilmek istenen mesajın hedef dile metine tam anlamıyla
dönüştürülebilmesi için şirketin pazarlama politikası anlaşılmalı ve
kelimesi kelimesine çeviri yerine mesajın hedef dilin kültürüne ve
taleplerine en uygun biçimde ifade edilmesine dikkat edilmelidir. Reklam
çevirileri yazılı ve görsel olarak iki gruba ayrılabilir. Yazılı
reklamlarda mesajın içeriği tam olarak ifade edilecek şekilde ve
dilbilgisi kurallarına özen gösterilerek metin hedef dile tercüme
edilir. Televizyon gibi görsel medyalarda reklam çevirileri biraz daha
karışık ve zordur. Zaman zaman dublaja uygun ve saniyelerle ölçülen süre
kısıtlamalarıyla çeviri yapılması gerekir ve bu yapılırken verilen mesaj
zarar görmemeli ve dilbilgisi kurallarına uygun hazırlanmalıdır. Ayrıca
şirketlerin kendilerini ve ürünlerini sadece bulundukları ülke
içerisinde değil dünya çapında tanıtmak için web sayfalarını farklı
dillerde hazırlamaları günümüzde yaygın olarak kullanılan bir
stratejidir. Web sayfalarının farklı dillerde hazırlanması şirketin
dünya çapında göz önünde olmasını sağlar ve şirketin prestijinin ve
saygınlığının bir göstergesidir. Web sayfası çevirilerinde tüm dillerde
aynı metnin ve içeriğin kullanıldığına dikkat edilmelidir.
Bilgisayar Çevirisi
Bu gruba web sayfası, bilgisayar yazılım
ürünleri, yardım menüleri, kullanma kılavuzları gibi çeviriler
girmektedir. Bilgisayar çevirilerinde, bilgisayar jargonunda kullanılan
terimler göz önünde bulundurulmalıdır. Bilgisayar sektöründe bu terimler
günlük hayatımızda kullandıklarımızdan farklı anlamlar taşıyabilirler.
Sektörde evrensel kullanımı olan bazı terimler birebir
kullanılabilmektedir (ör: internet, LAN, browser). Yazılımların kaynak
dilden bir başka dile dönüştürülmesinde dikkat edilmesi gereken nokta
hâlihazırda kullanımı olan kelimelerin (ör: file – dosya, edit – düzen
gibi) ve mesajların (ör: hata mesajları ve uyarılar gibi) yaygın
kullanımlarının göz önünde bulundurulmasıdır. Yazılım çevirilerinde
ayrıca yazılımın hedeflediği alan konusunda bilgi sahibi olmak da
gerekebilir. Bir muhasebe yazılımının çevirisinde, hedef dilde muhasebe
terimlerinin kullanımına dikkat edilmesi veya bir grafik ya da ses
düzenleme yazılımında kullanılabilecek bazı sanatsal ifadelerin hedef
dile doğru biçimde aktarılabilmesi uzmanlık gerektirebilecek bazı
örneklerdir. Bilgisayar donanımlarının yanında gelen kullanım kılavuzu
da çeşitli dillerde hazırlanır. Kullanıcıların karşılaşabileceği
problemleri ve parçaların kullanımını detaylı olarak anlatan bu eklerde
çeviriler, detaylar hakkında açıklayıcı olabilmesi için her dilde mümkün
olduğunca kelimesi kelimesine ve son kullanıcıların anlayabileceği
biçimde olmalıdır.
Kanun, sözleşme, anlaşma, yönetmelik gibi yasal
alandaki metinlerin çevirisidir. Diğer uzmanlık gerektiren çeviri
türlerine göre daha zor bir çeviri grubudur. Çevirmenin yapacağı
yanlışlıklar ciddi problemlere götürebilmektedir. Özellikle sözleşmeler
iki dilde de imzalanır ve bazen bunlardan biri bağlayıcı olabilirken
bazen her iki dil de bağlayıcı olabilmektedir. Çeviride hukuk
literatüründe kullanılan terimler göz önünde bulundurulmalı ve hedef
dile en uygun biçimiyle dönüştürülmelidir. Hukuk çevirilerini zor kılan
kendine has terimleri barındırması, kişinin anadilinde bile anlaşılması
güç olabilen yapıda cümleler içermesi ve hatalı çeviri yapılması
durumunda kötü sonuçlar doğurabilecek olması sebebiyle çok özenli bir
çeviriye ihtiyaç duymasıdır. Bu nedenlerden dolayı hukuk çevirileri bu
alanda uzmanlık ve tecrübe gerektirir.
Tıp Çevirisi
Mutlaka alanında uzman çevirmenler tarafından
yapılmalıdır. Tıp çevirileri uzman doktor olup aynı zamanda çevirmen
olan kişiler tarafından yapılırsa çok daha iyi olacaktır. Zira doktor
olmayıp sadece çevirmen olan kişilerin çeviri kitapları ülkemizde
okutulmaktadır. Çevirmen tıp alanında uzman değilse tıp çevirisi
yapmamalıdır. Bu, insan hayatının sorumluluğunu taşıyan doktorların
doğru bilgiyi edinebilmeleri için oldukça önemlidir. Tıp çevirileri,
uzmanlık alanı olsun ya da olmasın konu üzerinde araştırma yapmayı ve
kaynak metinin içeriğinin doğru biçimde yorumlanmasını gerektirir.
Direktif içermeyen, açıklayıcı bilgilere dayanan kaynakların çevirisinde
tercümana kolaylık sağlayan, terimlerin Latince kökenli olması ve Latin
alfabesi kullanan tüm dillerde benzer biçimlerde telaffuz edilmesi ve
yazılmasıdır. Yine de bu sözcüklerin hedef dildeki kullanımları dikkatle
araştırılmalı ve tıp konusunda yetkin kişilerin anlayabileceği, en uygun
biçimleriyle ifade edilmelerine dikkat edilmelidir. Deneysel
çalışmaların veya tıbbi operasyonların anlatıldığı metinler kesinlikle
uzman kişiler tarafından çevrilmelidir. Bu tür metinlerde belirtilen
direktifler, tıbbi eylemler konusunda tecrübesi olmayan kişiler
tarafından kapsamlı bir araştırma yapılmadığı takdirde tercüme edilmeye
uygun değildir. Oldukça komplike tasvirler kullanılabilmesi dolayısıyla,
tıp konusunda tecrübesi olan kişilerin tercümeleri, tecrübelerinden
faydalanmaları dolayısıyla daha açıklayıcı ve anlaşılır olacaktır.
Edebi çevirilerin içine roman, hikâye, kısa öyküler,
oyunlar, şiirler vb girmektedir. Okuyucuların yazarın yazdığı ana
dilinde ki gibi tat almaları için edebi çevirilerde uzmanlık
gerektirmektedir. Özellikle şiir gibi edebi çevirileri birçok çevirmen
yapamamaktadır. Şiir de, ritmi, ölçüyü, kelime anlamını düşünüp hedef
dilde de aynı anlamı bir kelime ile özetlemek gerçekten son derece zor
bir iştir. Bu çeviri türünde yapılan güzel örnekler bizim yabancı
edebiyatlar konusunda da daha fazla lezzet alarak okumamızı sağlar.
Edebi metinler, çevirmenin edebiyata yatkın olmasını ve yabancı
yazarlar, şairler ve dünya edebiyatı hakkında da bilgi sahibi olmasını
gerektirir. Roman çevirilerinde kaynak kitabın modern bir dil mi yoksa
eski bir dille mi yazıldığına dikkat edilmelidir. İngiliz Edebiyatçı
J.R.R. Tolkien’in başyapıtı olan “The Lord Of The Rings” üçlemesinin
orijinalinde eski ve ağır bir dil kullanmış olması dolayısıyla Türkçe
çevirisinde, Türkçede artık kullanılmayan Osmanlıca kelimelerden
faydalanılması bu duruma verilebilecek en güzel örneklerden biridir.
Tiyatro oyunu metinlerinin tercüme edilmesi çoğunlukla diyalog içermesi
bakımından nispeten daha kolaydır. Ancak şiirsel metinlerden oluşan
diyalogların çevirisi ciddi bir çalışma ve hedef dilin cinas ve kafiye
konularında bilgili ve yetenekli olmayı gerektirdiği için bir o kadar
zordur. Şiir çevirileri büyük oranda tecrübe ve genel kültür gerektiren
bir iştir. Şiir çevirilerinde hece ölçüleri ve uyak tercüme edilirken
hedef dilde de benzer ölçüler ve kafiye kullanılması en önemli noktadır.
Bu durumda, diller arasındaki farklılıklar dolayısıyla kelimesi
kelimesine çeviri çoğunlukla mümkün değildir. Daha çok verilmek istenen
mesaj göz önünde bulundurularak, anlam bütünlüğü bozulmadan, kelimelerde
ve cümlelerde bazı değişiklikler yapılarak tercüme işlemi
gerçekleştirilir. Bu da çeviri yapmaktan çok, incelikli bir çalışma ve
kapsamlı düşünerek yazıya dökme anlamına gelir. Edebiyat ve yazın
konusunda yetenek gerektirmesi ve bu sebeple hedef dilin inceliklerinin
çok iyi bilinmesinin zorunlu olması bakımından şiir çevirilerinde
çevirmenin kaynak dilden kendi anadiline çeviri yapması en doğru olan ve
en yaygın tercih edilen durumdur. Ayrıca edebi metinler çoğunlukla
hayatın içerisinden parçalar içermeleri ve çok geniş içerikli konulara
değinmeleri dolayısıyla kapsamlı genel kültür ve tecrübe gerektirirler.
Bilimsel araştırma belgeleri, özetler,
konferans tutanakları, bir dilden diğerine olan yayınların çevirisidir.
Bilimsel çeviriler birçok teknik kelimeyi içermektedir. Bu çeviri türü
dilbilimsel uzmanlık kadar teknik kelimeleri de doğru kullanmayı
gerektirir.
Pedagojik Çeviri
Pedagojik çeviri, ikinci bir dil öğrenmek amacıyla
yapılan çeviri uygulamasıdır. Bu çeviri türü öğrencinin ikinci dilde
kelime dağarcığını, anlama kabiliyetini geliştirmesi ve sözdizimsel
yapıları kavraması için kullanılır. Diğer çeviri türlerinin aksine
pedagojik çeviri öğrencinin ikinci dilinde olduğu kadar anadilinde veya
baskın olarak kullandığı dilde de yapılır. Yani öğrenci her iki dile de
çeviri yapar. Bu çeviri türünü diğerlerinden ayıran bir diğer özellik
ise tamamen pratik amacıyla kaynak metindeki tümcelerin, kelimesi
kelimesine çevirisinin yapılmasını amaç edinmesidir. Pedagojik çeviri,
ilmi çeviri ile karıştırılmamalıdır.
İlmi Çeviri
İlmi çeviri, akademik düzeyde hazırlanan, uzmanlık
gerektiren metinlerin çevirisidir. İlmi çeviri, pedagojik çeviri ile
karıştırılmamalıdır.
Teknik metinlerin çevirisi kullanım kılavuzları,
şartnameler, talimatlar vb gibidir. Sadece bir alana bağlı birçok teknik
kelimelerin kullanımı da olduğundan, yeterli dilbilimsel bilginin yanı
sıra hedef dilde de bunu tam anlamıyla ifade etmek gerekmektedir. Teknik
çeviriler de mutlaka uzman çevirmenlerin çeviri yapması gereken
alanlardandır. Teknik çevirilerde dikkat edilmesi gereken kaynak
metindeki terimlerin hedef dile dönüştürülürken yaygın kullanımlarının
göz önünde bulundurulmasıdır. Konusunda uzmanlık gerektirmesi bakımından
araştırma ve gözlem yapmayı gerektirebilir. Bu tür çevirilerde
tercümanın yorumundan çok birebir çeviri tercih edilir. Açıklamalar
detaylı olarak hedef dile aktarılmalıdır ve bu süreçte mesaj tam olarak
ifade edilip, hedef dilde anlaşılabilir olması gerektiğine dikkat
edilmelidir.
Dublaj ve Altyazı Çevirileri
Yabancı dizilerin, filmlerin, televizyon
programlarının diyaloglarını ve anlatımlarını içeren çeviri türüdür.
Çevirmen, sokak dilinden bilimsel ifadelere kadar pek çok içeriği hedef
dilde tam verebilmelidir. Aksi takdirde alışılmadık, absürd durumlar
ortaya çıkabilmektedir. Videonun içeriğine bağlı olarak kişinin ağız
hareketleri ve süre kısıtlaması gibi konular dublaj tercümelerinin zor
yönlerinden bazılarıdır. Ayrıca konuşulanların kaynak kültüre ait olduğu
durumlarda, hedef dile en uygun deyimler ve kelimelerin seçilmesi
konuları da dublaj çevirilerinde sıkça karşılaşılan zorluklardandır.
Dublaj ve altyazı çevirilerini yapan çevirmenlerin kaynak dilin konuşma
diline iyi seviyede hâkim olmaları gerekir. Konuşulanların hedef dile
dönüştürülmesi kaynak dilde tam metnin çıkarılmasından sonra yapılır.
Altyazı çevirileri dublaj çevirileri ile benzer zorluklar taşımasına
rağmen dudak senkronizasyonu gerektirmemesi ve daha geniş süre
kısıtlaması içermesi dolayısıyla daha kolaydır. Yine de içeriğin
anlaşılması bakımından konuşulanın öncelikli olarak kaynak dilde birebir
yazıya dökülmesi gerekmektedir. Profesyonelce yapılmayan dublaj ve
altyazı çevirilerinde konu ve içerik hedef kitleye tam olarak
aktarılamayabilir ve bu başarısız bir çeviri demektir. Hedef dilin
kültürü göz önünde bulundurularak herkesin anlayabileceği biçimde çeviri
yapılmalıdır. Doğru bir çevirinin özü, mesajın karşı tarafa tam olarak
aktarılabilmesidir.
Çevirmen
Eski Yunancada çevirmen-tercüman yerine kullanılan Hermêneus kelimesi
seyahat, ticaret ve iletişim tanrısı, tanrıların habercisi Hermes’ten
gelir. Hermêneuo kelimesi yabancı dilleri tercüme etmek, çevirmek,
açıklamak, kelimelere dökmek, ifade etmek, tanımlamak, hakkında yazmak
anlamlarına gelir. Yunanca tercüman, çevirmen anlamına gelen bu
kelimenin diğer anlamları da (arabulucu, arasında, anlaşma yapan kimse,
evlendiren kimse…) çevirinin tarih öncesi dönemde bile var olduğunu
göstermektedir; yazının bile keşfedilmediği zamanlarda.
Eski zamanlarda özellikle gezginler ve tüccarlar arasında fikir ve
anlayışların kültürden kültüre taşınması gerekiyordu. Bu suretle çeviri
zamanla dünya kültürünün oluşmasında kilit rol oynadı. Örneğin çeviri,
ilmin Eski Yunanistan’dan Perslere, Hindistan’dan Araplara, İslam’dan
Hıristiyanlığa ve Avrupa’dan Çin’e ve Japonya’ya taşınmasında en önemli
etken olmuştur.
Çevirmenler tarih boyunca alfabeleri buldular, dillerin oluşmasına ve
sözlüklerin yazılmasına olanak sağladılar. Ulusal literatürlerin ortaya
çıkmasına, bilginin ve inanışların yayılmasına katkıda bulundular.
Yabancı kültürel değerlerin tanınmasında ve entelektüel tarihin
oluşumunda kilit isim tercümanlardır.
Tarihçiler tarafından saptanan, dünya kültürünün oluşumunda temel rol
oynayan ulusal tercüme faaliyetleri;
-
Tarih öncesi devirde topluluklar arasında yapılan
anlaşmalarda, ticarette ve seyahatte kullanılan tercümanlık
-
Sümerlilerin hazırladığı kanunlar, yaratılış destanları ve
diğer yazıtlar ve insanlar arasında farklı dillerde hazırlanan ekonomik
normlar
-
Mısırlıların Hititlerle ve Güney Mısırlı insanlarla iletişim
kurma ihtiyaçları
-
Yunanlıların Mısır uygarlığını anlama ihtiyaçları
-
Romalıların Yunan uygarlığını anlama ihtiyaçları
-
Çinlilerin Hint uygarlığını anlama ihtiyaçları, özellikle de
Sanskrit ve Pali yazıtlarını
-
Arap ve Perslerin Sanskrit, İbrani ve Yunan ilmini öğrenmek
istemeleri
-
Japonların Kore’yi arabulucu olarak kullanarak Çin kültürünü
anlama ihtiyaçları
-
Rönesans döneminde Yunan kültürünün Batı’ya tekrar
kazandırılmak istenmesi
-
Fetih ve kolonileşme zamanında Amerika, Asya ve Afrika dil ve
diyalektlerinin anlaşılmak istenmesi
-
Aydınlanma çağı ve on dokuzuncu yüzyılda Latin kültürüne
sapma, insan bilgisinin ölçütü olarak modern ulusal dillerin ortaya
çıkması
-
Günümüzde pek çok temel ve alt ulusal diller aralarında
anlaşma
Çevirmenlik sadece ikinci bir dil bilmek demek değildir. Çevirmenlik
göründüğünün aksine çok kapsamlı bir uğraştır. Öncelikli olarak dil
bilmenin yanı sıra tercüme işinin yapılacağı dillerde dil bilgisine
hâkim olma, iyi bir yazın yeteneğine sahip olma –ki yetenek sonradan
edinilen bir şey değildir, sadece geliştirilebilir-, tercüme edilecek
dillerin kültürleri hakkında bilgi sahibi olma, edebiyata yatkın olma
gibi pek çok nitelik iyi bir çevirmen olmanın esaslarıdır.
Bazı yabancı dillerde Çevirmen nasıl yazılır?
|
l
Arapça:
مترجم
(mutárjim) m.
l
Hırvatça: prevoditelj m.
l
Çince:
譯者,
译者
(yì zhě)
l
Danca: oversætter, tolk (interpreter)
l
Flamanca: vertaler m.,
vertaalster f.
l
Estonyoca: tõlk
l
Fince: kääntäjä
l
Fransızca: traducteur m., traductrice f.
l
Almanca: Übersetzer m.
l
İbranice:
תרגמן
(turgemán) m.
l
İtalyanca: traduttore m., traduttrice f.
l
Japonca:
翻訳者
(hon’yaku-sha)
|
l
Korece:
번역자
(beonyeok-ja)
l
Latince: traductor m nom.,
traductoris m gen.,
traductrix f nom.,
traductricis f gen.
l
Moğolca: орчуулагч (orçuulagç)
l
Farsça:
ترگمان
(targomân),
مترجم
(motarjem)
l
Lehçe: tłumacz m.,
tłumaczka f.
l
Portekizce: tradutor m.,
tradutora f.
l
Rusça: переводчик (perevódčik) m.
l
İskoçça : eadar-theangair m.
l
Skolt Sami: ǩiõlljåårǧlõ´tti
l
İspanyolca: traductor m.,
traductora f.
l
İsveççe: översättare c.
|
Resmi Çeviri
Birçok kişi bize belgelerini ‘’resmi çeviri’’ olarak yapıp yapamayacağımızı
soruyor.
Maalesef, uluslar arası mercilerin resmi çeviri olarak tanımladığı tek bir tanım
yoktur. Buradan kastımız mesela pasaport uluslar arası tanınmış ülkelere giriş
yapmamız için uluslar arası kimlik kartımızdır.
Bu karmaşık bir alandır; fakat iki türdeki çeviri resmi çeviri amaçları için
kullanmaktadır;
1- Noter tasdikli çeviri Yeminli çeviri
2- Konsolosluk ya da apostil tasdikli çeviri
Her bireri detaylarıyla birlikte aşağıda kısaca açıklanmıştır;
Çeviriler aşağıdakilerden bir tanesiyle yapılmışsa onaylanmış çeviri olarak
kabul edilir;
1. Belgenin Yeminli Tercüman tarafından çevirisi yapıldıysa;
Belge çevirisi yeminli tercüman tarafından yapıldıysa tercümanın şerhi çevirdiği
belgenin altına noter tasdiki yapılmadan önce yazılır buda şu anlama gelir,
tercüman ilgili notere yeminini daha önceden yapmalıdır. Bazı ülkelerde tercüman
kişinin çevirdiği belgenin altına imzasını atması yeminli çeviri anlamına
gelmektedir.
2. Belgenin tasdik edilmiş
tercüman ya da tercüme bürosu tarafından çevirisi
yapılması;
Türkiye’de yeminli çeviri yapabilecek kişinin tanımları tam yapılmasa da kanunen
ilgili dili bildiğini üniversite diploması ya da yurtdışında ilgili dil
konusunda eğitim aldığını diplomasının çevirisiyle kanıtlamış her Türk
vatandaşının ikamet ettiği şehirde bazı noterlere tam ve doğru çeviri yapacağı
konusunda ilgili notere başvurmasıyla olanaklıdır. Türkiye’de Yeminli Tercüme
yapabilecek çeviri büroları bünyelerinde ilgili dilleri çalıştıran çeviri
bürolarıdır. Dünyada bu şu şekildedir;
Örneğin: Türkiye’de
Tarafımdan tercüme edilmek üzere verilen …………………………..belgesi tarafımca İngilizce
dilinden Türkçe Diline tam ve doğru çevrilmiştir.
Dünyada;
“I, Mrs xxx yyyy, a member of the Institute of Translators & Interpreters,
competent to translate from ……………. into ……………., hereby declare that the annexed
translation in the …………… language of ……………………., and executed by me is, to the
best of my professional knowledge and belief, a true and faithful rendering of
the …………….original.”
Tercüme büroları da tercümanlarının yerine tercümanlarının yetkin olduklarını
bildikleri takdirde kendilerinin kaşeleriyle tasdik etme yetkisine sahiptir.
Türkiye’de ;
Tarafımıza tercüme edilmek üzere verilen …………………..belgesi büromuzun ………….dilinde
yetkin …………………….tercümanı………………… tarafından yapılmıştır.
Örneğin dünyada :
“xxxx yyyy zzzz , a member of the Association of Translation Companies, hereby
declare that the annexed translation in the …………… language of …………………… was
executed by a professional translator competent to translate from …………… into
……………, and is to the best of our professional knowledge and belief, a true and
faithful rendering of the ……………original.
Herkes kendisini yetkin, işin ehli
tercüman olarak niteleyeceğinden dolayı biz
size tercümanın işin ehli olduğunu sahip olduğu diplomalar ve referanslarıyla
kanıtlamak isteriz.
3. Noter önünde yemin
Bu yukarda ki durumlara çok uygundur. Burada tek fark noterin yapılan çevirinin
yeminli tercüme olduğu konusunda imzasını atmasıdır. Noter yetkilisinin çevrilen
her dili bilemeyeceğinden dolayı ileride çıkacak olası problemler için
tercümanın sunmuş olduğu diploma ve beyanları son derece önemlidir. Noterin
çeviriye imza atması o çevirinin 100% doğru ve iyi bir çeviri olduğu anlamına
gelmez.
YASALLAŞMIŞ ÇEVİRİLER (Apostil Çevirileri)
Türkiye’de bir çevirinin yasallaşması için yeminli tercüman tarafından çevirisi
yapıldıktan sonra mutlaka noter tasdiki olması gerekir. Uluslar arası geçerli
olabilmesi için noter tasdiki yapılan çevirinin ilgili illerindeki valiliklerin
hukuk işlerine başvurup apostil tasdiki yaptırmakla olmaktadır. Apostil tasdiki,
Lahey konvansiyonuna imza atmış ülkelerde geçerlidir. Lahey konvansiyonuna imza
atmamış ülkeler konsolosluk tasdiki gibi tasdikler istemektedir.
Safiye TINGIR Çeviri Hizmetleri
www.onlinetercumanlik.com
info@onlinetercumanlik.com
|