Çeviri

Çeviri bir dildeki metnin anlamını, hedef dildeki metne aynı mesajı taşıyacak şekilde yapılan iştir. Çeviri yaparken her iki dilde de göz önüne alınması gereken ayrıntılar vardır; bunlar her iki dilin dilbilgisi kuralları, deyimleri, terminolojisi gibidir. Çeviri yapma konusunda yeni olan kişiler diller arasında kelimelerin birebir karşılıkları olacağına inanma yanılgısına düşerler. Kelimeleri anlamak ve hedef dile dönüştürmek için sözlük kullanmanın yeterli olacağını düşünürler ancak çeviri bundan fazlasını gerektirir. İyi bir çeviri, dil bilmenin haricinde bazı niteliklere sahip olmayı gerektirir. Çevirmenin edebiyata olan yakınlığı, yorumlama yeteneği, yazın konusundaki yeteneği ve tecrübesi gibi… Şu anda birçok bilgisayar programının ya da google gibi arama motorlarının sunduğu bilgisayar destekli çeviriler vardır ama geleneksel olarak çeviri insan etkinliğidir. Bilgisayar destekli çeviri programlarında çevirmen daha önceden yapmış olduğu çevirileri veritabanına (database) ekler, aynı konuda sonraki zamanlarda çeviri yapması halinde önceki çevirileri veritabanından çağrılır ve bu şekilde çevirmen daha önceden çevirdiği bir kelimeyi tekrardan çevirme ihtiyacı duymaz. Bilgisayar destekli çeviriler çevirmene hızlılık, verimlilik sağlar ve daha öncesinde çevirdiği bir yazıyı tekrardan çevirme ihtiyacını ortadan kaldırır. Ancak yine de çeviri konusunda en iyi bilgisayar yazılımlarının sunduğu çeviriler bile yeterli olmamaktadır. Nihayetinde çeviri, en karmaşık program mantığının bile çözümleyemeyeceği, çevirmenin inisiyatifinde olan yorumlamayı gerektirir. Diller arasındaki farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda birebir çeviri her zaman mümkün olmayabilir. Çeviri bu noktada çevirmenin yorumuna ihtiyaç duyar.
Çeviri
Çeviri işlemi iki aşama olarak ele alınabilir:
1.      Kaynak metnin çözümlenmesi
2.      Çözümlenen metnin hedef dile uygun biçimde dönüştürülmesi

Kaynak metni tam anlamıyla çözümleyebilmek için çevirmen tüm içeriğini bilinçli ve yöntemli biçimde yorumlamalı ve analiz etmelidir. Bu işlem, kaynak dili konuşanların kültürü hakkında olduğu kadar grameri, anlambilimi, sözdizimi, deyimleri ve benzeri konularda da bilgi sahibi olmayı gerektirir.

Çevirmenin metni hedef dile dönüştürebilmesi için de o dil hakkında aynı seviyede bilgiye sahip olması gerekir. Çoğunlukla çevirmenin hedef dil üzerindeki hâkimiyeti daha önemlidir. Kaynak dil için olandan daha derin bilgiye sahip olmalıdır. Bu sebeple çoğu çevirmen kaynak dilden anadiline çeviri yapar.

Çeviri, doğası bakımıyla zor bir faaliyettir. Çevirmenler ek olarak bu faaliyeti daha zor hale getiren pek çok sorunla karşı karşıya gelebilirler. Bunlar;

Kaynak metin ile ilgili sorunlar:

  • Tercüme işlemi sırasında metinde yapılan değişiklikler
  • Okunaksız veya zor okunan metinler
  • Terminolojinin tutarsız kullanımı
  • Hatalı yazım veya hatalı basılmış metin
  • Eksik metin
  • Yetersiz yazılmış metin (anlam bozukluğu veya anlaşılmazlık)
  • Metindeki eksik kaynaklar (örneğin çevirmenin metinde olmayan bir fotoğraf için başlık yazması gibi…)
  • Kaynak metnin hedef dile daha önceden özgün olarak çevirisi yapılmış bir alıntı içermesi ve özgün metnin tekrar bulunamaması sebebiyle kelimesi kelimesine bir çevirinin neredeyse imkânsız olması
  • Kaynak metinde bariz hataların bulunması (örneğin, “tarih öncesi Budist tapınakları”; tarih öncesi dönemde Budizm keşfedilmemişti)

Dil Sorunları:

  • Diyalekt terimleri ve yeni kelimeler
  • Açıklanamayan kısaltmalar
  • Kişi, kurum ve yer adları gibi bazı terimlerin doğru biçimlerinin kullanılması (çoğunlukla hedef dile bu terimlerin resmi kullanımı olan çeviriler mevcuttur ancak kaynak metinde bulunmadıkları takdirde bulmak zor olabilir)
  • Anlaşılmayan jargon
  • Anlaşılmayan deyimler
  • Argo
  • Kaynak metinde gereksiz tümce kullanılması gibi biçimsel farklılıklar
  • Diller arasında noktalama işaretlerinin kullanım farklılıkları

Diğer:

    • Uyak, cinas ve hece ölçüleri
    • Dilin, ses uyumu ya da uyuşmazlığı gibi zor fark edilebilen ancak önemli olan özellikleri
    • Oldukça spesifik kültürel nitelikler
    • Mizah

Bir kültürde yaygın olarak bilinen ancak diğer bir kültürden uzman olmayan bir kişinin bilemeyeceği terimler. Bu tür terimler genellikle ek olarak açıklama gerektirir

Çevirinin bir sanat mı yoksa zanaat mı olduğu tartışılmaktadır. Edebiyat çevirmenleri çevirinin öğretilebilir olmasına rağmen sanat olduğunu savunurlar. Çoğunlukla teknik, iş ve yasal dokümanları çeviren diğer çevirmenler ise zanaat olduğunu söylerler çünkü dilbilimsel analiz ve akademik eğitim gerektirmektedir.

Pek çok tercüman durumun tercüme edilecek metne göre değiştiğini kabul etmektedir. Basit bir doküman, örneğin proje broşürü, dil öğrencilerinin yatkın olduğu tekniklerle kolaylıkla çevrilebilir. Buna karşın bir gazete makalesi, politik konuşma veya herhangi bir konuda bir kitap sadece dil konusunda yetenekli olmayı ve araştırma tekniklerini bilmeyi değil, konu hakkında sağlam bir bilgi birikimine sahip olmayı, kültürel duyarlılığı ve yazın konusunda ustalığı gerektirir.

Bazı metinlerde çevirmen kelimeleri birebir kullanarak çeviri yapmayı deneyebilir. Örneğin, dini ve tarihi metinleri çeviren kimseler çoğunlukla kaynağa mümkün olduğunca bağlı kalmaya çalışırlar. Bunun için de deyimsel olmayan metinler üretmek için kasıtlı olarak hedef dilin sınırlarını genişletirler. Aynı şekilde bir yazınsal çevirmen de kaynak metindeki kelimeleri ve ifadeleri hedef dilin kültürel içeriğine uygun biçimde tercüme edebilir ve deyimselleştirebilir.

Bir terim, ne kadar bir kültüre özgü ve anlaşılması güçse, çevirisi de o kadar basittir. Örneğin, Avustralya’daki önemsiz yerleşim birimi Euroa, Latin alfabesini kullanan tüm dillerde “Euroa” olarak aynen kullanılır ancak “Columbia”nın Kolombiya olduğunu bilmek biraz daha bilgili olmayı gerektirebilir.

Çevirisi gerçekten zor olan kelimeler, anlamı cümle ya da metine bağlı olan kısa ve yaygın sözcüklerdir. Örneğin İngilizcedeki “get” yükleminin Türkçede yaklaşık olarak on kadar karşılığı vardır. Kelimenin anlamının çözümlenebilmesi için metnin ya da cümlenin kalanı değerlendirilmelidir. Aynı durum “go” ve “come” gibi kelimelerin çevirisi için de geçerlidir.

Çeviriler ister basit olsun ister zor mutlaka uzmanlık gerektirmektedir. Günümüzde çevirmenin yapacağı bir hata uluslar arası krizlere yol açabildiği gibi şirketlere de ağır darbeler vurabilmektedir. Bu nedenle çeviri dikkat ve özen isteyen bir iştir. Çeviri, dilbilgisi kurallarına uygun yapılmalıdır ve bu süreçte mesaj eksiksiz ve anlaşılır biçimde ifade edilmelidir. Kaynak ve hedef metinlerin uzunlukları farklılık gösterebilir. Farklı, uzmanlık gerektiren alanlarda gerektiği zaman araştırma yapılmalı ve kelimelerin ve deyimlerin çeviri yapılan dildeki kullanıma en uygun şekilde kullanıldığına dikkat edilmelidir. Profesyonel Çeviri Hizmetleri kelimeleri çevirmekten daha çok sizin mesajınızı, kalitenizi, inceliğinizi ve dizaynınızı çevirmektir.