Hiç Bitmeyen Senfoni: Fransızca

Fransızca, Hint-Avrupa dil grubuna bağlı; İtalyanca, İspanyolca, Portekizce gibi Latince kökenli dillerden biridir.Bu dillerden farklılaşmasının nedeni kabaca; Frankların sesleri genize itmeleri, İsponyalların damağa yerleştirmeleri, Portekizlilerin ise dişlere kaydırmaları olarak açıklanabilir. Dünyada 33 ülkenin (Fransa, Kanada, İsviçre, Belçika, Cezayir, Senegal, Kamboçya gibi) resmi dili olmakla beraber, 40’ı aşkın ülkede dolaşım dili, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in ise resmi dilidir.Dünya üzerinde 5 kıtada 42 ülkede 200 milyondan fazla insan dolaylı veya dolaysız yoldan Fransızca konuşmaktadır.

HİÇ BİTMEYEN SENFONİ: FRANSIZCA

Aşkın ve sanatın dili olarak tanımlayabileceğimiz Fransızca’nın kökleri Fransızların ‘le Latin vulgarie’ adını verdikleri ya da Romalı işgalcilerin 59 BC’de bölgeye getirdikleri Latince’nin konuşulan versiyonuna dayanmaktadır. Roma İmparatorluğu ‘nun 5. yüzyılda çökmesinden sonra, bugünkü Fransa Germenik kabileler (Franklar) tarafından istila edilmiştir. Bu kabileler kendi dillerini bölgeye getirmelerine rağmen, bu dil ‘le Latin vulgarie’den  türeyen yerel lehçelerin yerini almamıştır; çünkü her zamankinin aksine, işgalciler bölgenin yerlilerinin dilini benimsemeye başlamıştır. Bu germenik etkinin yerel dil üzerinde etkisi olmadığı anlamına gelmemelidir. Bu etki, bugünkü Fransa’nın güneyinden çok kuzeyinde kendisini daha fazla göstermiştir. Bir süre boyunca Fransızca’da iki karakteristik lehçe vardı: kuzeyde ’Langue d’Oil’, güneyde ‘Langue d’oc’ (hatta bu isimler her bir lehçede ‘evet’ demenin karşılığıydı.) Fransız kralları kuzeye yerleşti ve onların etkisi ve gücü arttıkça, ’Langue d’Oil’ in de önemi arttı. Bu lehçe daha sonra gelişerek bugün bildiğimiz Fransızca’ya dönüştü.
Fransızca’nın en önemli özelliklerine gelecek olursak; kendine özgü enteresan seslerini, öğrenilmesi zor gramerini ve her kelimenin ‘masculin’ ve ’féminin’ olarak cinsiyet taşımasını sayabiliriz. Ayrıca, Fransızca kelimelerde birer ayrı harf olarak görülen lakin telaffuz edilmeyen gereksiz dediğimiz harfler vardır. Bunun nedeni de Fransızların Ortaçağ’da eski Roma medeniyetinden kalma kavramları alırken bunu kendi dillerinde yeni kelime üreterek değil, kelimeyi o haliyle dile alarak gerçekleştirmeleridir. Latince’den kelime devşirirken Fransız yazarlar bu kelimelerdeki fazla harfleri de atmamışlardır. Bunu yapmalarının amacı da yazılış olarak klasik Latince’ye benzerliğin korunmasını istemeleridir. Zira, Fransızca klasik Latince’ye bu bağlamda en çok benzeyen dildir. (Eski çağlarda Latince çok saygın bir dildi. Mesela, Fransızca olan ‘roman’ kelimesi “roma dili ile yazılmış” yüksek edebi değeri olan yazını işaret eder.Buna ek olarak, İngilizce’deki Latince kelimelerin ise hemen hepsi dile Fransızca vasıtasıyla girmiştir. Zira, 12. yüzyılda Fransızca İngiltere’de resmi dildi.)