Amerika

Amerika Birleşik Devletleri Batı yarıkürede bulunan, elli eyalet ve çeşitli bölgelerden oluşan bir ülkedir. Pasifik ve Atlantik Okyanusları arasında kalan, Kuzey’de Kanada, Güney’de Meksika tarafından sınırlanan merkezî Kuzey Amerika’da kırk sekiz eyalet bulunmaktadır. Alaska, Doğu’da Kanada ile birlikte kıtanın Kuzeybatısında yer alır. Hawaii orta Pasifik’te yer alır. Birleşik Devletler, başkenti Washington D.C. ile federal anayasal bir cumhuriyettir.

 

3.7 milyon mil karenin üzerinde (9.6 milyon km2’nin üzerinde) toprağı ve 300 milyonun üzerinde vatandaşı ile toplam alan bakımından üçüncü veya dördüncü büyük ülke ve nüfusu bakımından üçüncü büyük ülkedir. $13 trilyon’dan fazla gayri safi yurt içi hasıla ile Birleşik Devletler, dünyanın en büyük ulusal ekonomisine sahiptir. Sermaye başına gayri safi yurt içi hasıla, büyük ekonomiler arasında Birleşik Devletleri birinci sıraya yerleştirmiştir.

Amerikan toplumu büyük çaptaki göçün ürünüdür ve çok çeşitli yaşayış biçimlerine olduğu kadar karmaşık bir sosyal yapıya da ev sahipliği yapar. Birleşik Devletler tüm dünyada etnik ve sosyal açıdan en fazla çeşitliliği barındıran uluslardan biridir.

Ülke, 4 Temmuz 1776’da Büyük Britanya’dan bağımsızlığını ilan eden on üç koloni tarafından kuruldu. Mevcut anayasa 17 Eylül 1787’de kabul edildi (sonradan birkaç kez değiştirilmiştir). Ülke 19. yüzyıl boyunca Fransa, Meksika, İspanya ve Rusya’dan olduğu kadar Birleşik Krallıktan da topraklar alarak daha da genişledi. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılması ile dünyadaki tek süper güç oldu ve nükleer silah bölgesi olarak tanımlandı. Birleşik Devletler dünya çapında baskın ekonomik, politik, kültürel ve askeri etkisini kullanmaya devam etmektedir.

Amerika Etimoloji

Amerika isminin bilinen ilk kullanımı 1507’de Saint-Dié-des-Vosges’de çalışırken Kuzey ve Güney Amerika’yı gösteren bir küre ve büyük bir harita hazırlayan Alman haritacı Martin Waldseemüller’de görülmüştür. Kongre Kütüphanesi’ndeki bilgilere göre, 15. yüzyılın sonlarında Columbus ve diğer kâşiflerin yaptıkları seyahatler sonucunda yeni bir kıtayı ortaya çıkardıklarını anlayan Amerigo Vespucci’nin anısına Waldseemüller bu yeni toprakları “Amerika” diye adlandırmıştır.

 

Columbus’dan sonra Birleşik Devletlerin başkenti olarak kabul edilen Kolombiya Bölgesi’nden esinlenilerek Amerika ayrıca Kolombiya olarak da bilinmiştir. 20. yüzyılda geçerliliğini yitirene kadar Kolombiya, Amerika için yaygın bir isim olarak kalmıştır. Hala şiirsel olarak kullanılmaktadır ve çeşitli isimlerde ve başlıklarda görülmektedir. Ülke, dişi olarak kişiselleştirildiğinde Kolombiya olarak adlandırılır.

4 Temmuz 1776’da “Amerika Birleşik Devletleri’nin Temsilcileri” tarafından benimsenen “Amerika’nın birleşmiş on üç eyaletinin ortak bildirisi”, Bağımsızlık Bildirisi’nde ülkenin tam adı ilk kez resmi olarak kullanılmıştır. 15 Kasım 1777’de İkinci Kıta Kongresi, ilk maddesi “Bu Birliğin ismi ‘Amerika Birleşik Devletleri’ olacak” olan Konfederasyon Maddeleri’ni kabul etti. İsim asıl biçimiyle Thomas Paine tarafından önerilmiştir.

Amerika Coğrafya

Birleşik Devletler toplam bölge bakımından dünyada üçüncü ya da dördüncü büyük ülke ve sadece kara olarak değerlendirildiğinde, Rusya ve Çin’in ardında ve Kanada’dan önce üçüncü büyük ülkedir. Bütün olan kısmı doğuda Kuzey Atlantik Okyanusu, batıda Kuzey Pasifik Okyanusu, güneyde Meksika ve Meksika Körfezi ve kuzeyde Kanada tarafından sınırlanmaktadır. Alaska (bölgedeki en büyük eyalet) doğuda Kanada, güneyde Pasifik Okyanusu, kuzeyde Kuzey Buz Denizi ve batıda Bering Boğazı tarafından sınırlanmaktadır. Hawaii eyaleti, Kuzey Amerika anakarasının güneybatısında, Pasifik Okyanusu’ndaki bir grup takımadayı kapsamaktadır.

 

Birleşik Devletlerin doğusunda geçici bitki örtüsü ve yeşil alanlar hâkimdir. Batıya doğru bozkırlara ve Kayalık Dağlara ve güney batıya doğru çöle dönüşür. Kuzeydoğuda Büyük Göl kıyısı ve Atlantik sahil şeridi ülke nüfusunun çoğunluğunu barındırmaktadır.

Amerika Arazi

ABD son derece değişken bir coğrafyaya sahiptir. Doğu sahil kesimi, güneyde en geniş halini alan ve kuzeye doğru daralan bir sahil düzlüğüne sahiptir. Martha’s Vineyard ve Nantucket’deki buzul düzlüklerini saymazsak, New Jersey’nin kuzeyinde sahil düzlüğü bulunmaz. Uç güneydoğuda Florida, ekolojik anlamda eşsiz olan Everglades’e ev sahipliği yapar.

Sahil düzlüğünün ötesinde, Kuzey Carolina, Tennessee ve New Hampshire içinde 1830m’ye kadar yükselen Appalachian Dağları’nda sona eren Piedmont bölgesinin inişli çıkışlı tepeleri bulunur. Appalachian Dağları’nın batı eğiminden itibaren orta batıdaki iç ovalar oldukça düzdür ve Büyük Göl ve dünyanın 4. uzun nehri Mississippi-Missouri burada bulunur. Mississippi Nehri’nin batısında iç ovalar yükselerek eğimlenir ve geniş, çoğunlukla herhangi bir özelliği olmayan Büyük Ovalara dönüşür.

Büyük Ovaların batı sınırındaki Kayalık Dağların beklenmedik yükselişi, Birleşik Devletler kıtası boyunca kuzeyden güneye doğru yayılır ve Colorado’da yükseklik 4,270m’ye kadar çıkar. Geçmişte Kayalık Dağlar yüksek ölçüde volkanik aktivite göstermekteydi; dağların New Mexico’da bulunan güney sınırında yakın zamanda volkanik aktivite gerçekleşmiş olsa da, günümüzde sadece tek bir volkanik bölge olduğu kabul edilmektedir (Wyoming’deki Yellowstone Ulusal Parkı’nın altında bulunan volkan muhtemelen dünyanın en büyük volkanıdır).

 

Alaska’da, içinde Kuzey Amerika’daki en yüksek tepe olan McKinley (Denali) Dağını da sayabileceğimiz pek çok sıradağ bulunur. Alaska anakarasının güneyine ve batısına doğru genişleyen Alexander ve Aleutian Adaları boyunca sayısız volkan bulunmaktadır.

Hawaii Adaları, altı büyük ve bir düzine küçük adadan oluşan, 1500 mil (2400 km) genişliğinde, tropikal ve volkanik adalardır.

Amerika İklim

Büyüklüğüne ve geniş çapta coğrafi çeşitliliğine bağlı olarak Birleşik Devletler neredeyse her küresel iklim türünü barındırmaktadır. İklim çoğu bölgelerde ılıman olmakla birlikte, Hawaii ve güney Florida’da tropikal iklim, Alaska’da kutup iklimi, 100. meridyenin batısındaki Büyük Ovalarda ve güneybatıdaki çöllerde çöl iklimi, Kaliforniya sahillerinde Akdeniz iklimi ve Great Basin’de kurak iklim görülür. Temel tarım bölgelerinde ender rastlanan hava kuruluğu, geniş alanda su taşkınlarının olmayışı ve elverişli çökelmeyi sağlayan başlıca ılıman iklim gibi koşullar ele alındığında, ülkenin süper güç haline gelmesinde bir dereceye kadar bu cömert iklim çeşitliliğinin payı olduğu söylenebilir.

Amerika Tarih

Amerika Yerlileri

Amerika’da 15. yüzyılın sonunda başlayan Avrupa kolonileşmesinin öncesinde, günümüzdeki Birleşik Devletler kıtasında, 35,000 yıl önce başlayıp, 11,000 yıl önce sona eren bir süreçte göç eden Alaska yerlilerini de kapsayan çeşitli yerli halklar yaşamaktaydı. Mevcut ülkenin, Büyük Britanya’dan 1776’da bağımsızlığını ilan etmesi sebebiyle, farklı Birleşik Devletler eyaletlerinin tarihleri oldukça çeşitlilik göstermektedir.

Avrupa Kolonileşmesi

Günümüzün Birleşik Devletler topraklarına yapıldığı kabul edilen ilk yolculuk, 19 Kasım 1493’de Portoriko’yu ziyaret eden Christopher Columbus tarafından gerçekleştirilmiştir. Florida, anakara üzerinde en eski Avrupa kolonilerine ev sahipliği yapmıştır. Bu kolonilerden geriye yalnızca, Pedro Menéndez de Avilés tarafından 1565’de bulunan St. Augustine kalmıştır.

Yüz civarında Fransız kürk tüccarı Büyük Göl bölgesinde küçük karakollar kurdular. Birkaç bin İspanyol, New Mexico ve Kaliforniya’ya yerleşti. İlk başarılı İngiliz yerleşimi 1607’de Virginia, Jamestown’da gerçekleşti ve bunu 1620’de Hacıların Massachusetts, Plymouth’a yerleşimi takip etti. 1609 ve 1617’de Hollandalılar, sonradan New York ve New Jersey olan bölgelerin bir kısmına yerleştiler. 1638’de İsveçliler, Hollandalıların kaybetmesinden sonra Delaware, New Jersey ve Pennsylvania olan bölgelerin bir kısmında New Sweden’i buldular. 17. ve 18. yüzyıl boyunca İngiltere (sonrasında Büyük Britanya) yeni koloniler kurdu, Hollanda kolonilerini kontrolü altına aldı ve diğerlerini dağıttı. 1620lerden Amerikan Devrimine kadar bazı koloniler cezai yerleşim olarak kullanıldı. 1729’da Carolina’nın bölünmesi ve 1732’de Georgia kolonileşmesi ile 1776’da Amerika Birleşik Devletleri haline gelen 13 İngiliz kolonisi, eski İngiliz kanunlarına daha da büyüyen bir bağlılıkla ve cumhuriyetçiliği destekleyen kendi kendini yönetme arzusuyla, çoğu özgür insana açık olan seçimlerle yerel ve koloni hükümetlerini seçtiler. 1970lerin kolonileri İngilizleşiyordu. Yüksek doğum, düşük ölüm oranları ve sabit iç göç sebebiyle kolonilerin nüfusu her 25 yılda ikiye katlanıyordu. 1770’de üç milyonluk nüfusa ulaşıldı ve bu Britanya’nın yarısıydı. Yine de İngiliz Parlamentosunda kendilerini temsil hakkı verilmedi.

 

 

Amerikan Devrimi ve Erken Cumhuriyet

1760’dan 1770’e kadar olan devrim sürecinde Amerikan sömürgeleri ve İngilizler arasındaki artan gerilim 1775-1781’de savaşa yol açtı. 4 Temmuz 1776’da İkinci Kıta Kongresinde Bağımsızlık Bildirisinin kabul edilmesiyle, Amerikan Devrimi Savaşı (1775-1783) boyunca Kıta Ordusunu George Washington komuta etti. İngiliz hareketleriyle yüzleşmek için Kongre oluşturuldu ve Kıta Ordusu kuruldu, fakat zorunlu vergilerden kaynaklanan otorite eksikliği dolayısıyla yetersiz kaldı ve daha sonra yüksek miktarlarda banknot basılması ile kısa zamanda değer kaybetti. 1777’de Kongre, eyaletleri zayıf bir federal hükümet altında birleştiren Federasyon Maddeleri’ni kabul etti ve bu, 1788’e kadar böyle devam etti. Birleşik Devletlerin, Büyük Britanya’yı mağlup etmesinin ardından ulusal hükümetin yarattığı tatminsizlik 1787’de anayasa değişikliğine neden oldu. 1788 Haziran’ında yeterli sayıda eyalet, yeni hükümetin kurulması için Birleşik Devletler Anayasası’nı kabul etti. Birliğe ve federal hükümete güç katan anayasa, o günden bu yana ülkenin kesin kanunu olarak kalmıştır.

Batıya Yayılma

Yeni ülke 1803’den 1848’e kadar, Louisiana satın alınmadan önce bile yerleşimcilerin ulusal sınırların dışına taşmasıyla yaklaşık olarak üç kat büyümüştü. 1812’deki savaşın çıkmaza sebep olmasıyla yayılma biraz duruldu, ancak daha sonra 1848 Meksika-Amerika savaşının kazanılmasıyla tekrar hareketlendi.

1830 – 1880 yılları arasında 40 milyon kadar Amerikan Bizonu, yaygın ismiyle Bufalo, derileri ve etleri için ve demiryollarının genişletilmesine yardım amacıyla öldürüldü. Demiryollarının genişlemesi, malların ve insanların geçiş süresini azalttı, öncüler için batıya yayılmayı kolaylaştırdı ve Yerlilerle toprak konusunda çıkan savaşları artırdı. Yerlilerin temel geçim kaynağı bizonların yok olması, hayatta kalmak için yerli kültürler ve bireyler üzerindeki baskının artmasına neden oldu.

Amerika İç Savaş

Bölgeler birleştiğinde, eyalet kanunları, federal hükümetin rolü ve 1820lerde on üç eyalette de yasal olan, ancak kuzeyde daha az rastlanan ve 1804’te kaldırılan köleliğin yayılması konularında ülke ayrılığa düştü. Kuzey eyaletleri köleliğin yayılmasına karşıydı fakat güney eyaletleri bu karşı duruşu kendi yaşam biçimlerine saldırı olarak değerlendiriyorlardı çünkü ekonomileri köle işçilere bağlıydı. Bu konuların çözümünde başarısız olunması, İç Savaşın çıkmasına ve 1860’da Abraham Lincoln’ın seçilmesinin ardından güneydeki çoğu köle eyaletin Amerika Konfederatif Devletleri’ni oluşturmasına neden oldu. 1865 Birliği’nin İç Savaştaki zaferi köleliği büyük oranda sona erdirdi ve bir eyaletin üyelikten çekilme hakkının olup olmadığı sorusunun doğmasına neden oldu. Bu olay Amerikan tarihinde bir dönüm noktası oldu ve federal gücün artmasıyla sonuçlandı.

 

Amerika Yeniden İnşa ve Sanayileşme

İç Savaşın ardından o güne dek görülmemiş bir göçmen akını ile ülke hızla uluslararası güce yükseldi. Bu göçmenler Amerikan sanayisi için işçi sağlanmasına ve yüksek tarife koruması, ulusal altyapı inşası ve ulusal bankacılık yönetmelikleri ile gelişmemiş bölgelerde çeşitli topluluklar oluşmasına yardımcı oldular. Amerikanın önde gelen bir dünya gücü olmasında ilk adım olan İspanyol-Amerikan Savaşının kazanılmasının ardından Birleşik Devletler artan gücüyle, Portoriko ve Filipinleri de bünyesine kattı.

Amerika ve I. ve II. Dünya Savaşı

1914’de I. Dünya Savaşının patlak vermesiyle Birleşik Devletler tarafsız kaldı. Bununla birlikte 1917’de Birleşik Devletler Müttefik Güçlere katılarak, Merkezi Güçlere (Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan ve Türkiye) karşı dengelerin tersine dönmesinde yardımcı oldu. İrlandalı ve Alman vatandaşlardan oluşan büyük bir kesim bu müdahaleye karşı çıksa da, tarihi sebeplerden dolayı Amerika’da, İngiltere ve Fransa’ya duyulan sempati çok fazlaydı. Savaştan sonra senato, Birleşik Devletleri Avrupa meselelerinin içine çekeceği korkusuyla Versailles Antlaşmasını tasdik etmedi. Bunun yerine ülke, diğer ülkelerin meselelerine karışılmadığı zamanlarda sınırları belirlenen tek taraflılık ilkesini takip etmeye devam etti.

1920ler boyunca Birleşik Devletler, çiftçilik fiyatlarının düşmesi ve sanayi kârlarının büyümesiyle dengesiz bir refah dönemi yaşadı. Borçlardaki artış ve kabaran hisse senedi piyasası 1929’da krizle sonuçlandı. 1932’de Başkan olarak seçilmesinin ardından Franklin Delano Roosevelt, Büyük Bunalıma karşı hükümetin ekonomi üzerindeki müdahalesini artıracak olan yeni bir plan hazırladı.

Japonya’nın Pearl Harbor’a yaptığı sürpriz saldırının ardından 1941’de Müttefiklere katılana kadar ülke tam olarak kendine gelememişti. Amerikan tarihinde II. Dünya Savaşı ekonomik açıdan külfeti en büyük savaş olmuştur fakat askeri malzeme için gereken üretimin istihdam sağlaması ve ilk kez kadınların yüksek rakamlarda iş gücüne dâhil olmasıyla ekonomik sıkıntı atlatılmış oldu. Bu savaş sırasında Birleşik Devletler federal hükümeti için çalışan bilim adamlarının nükleer silah üretmeyi başarmasıyla Amerika dünyanın ilk nükleer gücü oldu. II. Dünya Savaşının sonlarına doğru –ki Avrupa’da savaş sona ermişti- Birleşik Devletler, Japonya’da Hiroşima ve Nagasaki’ye atom bombaları attı. Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan bombalar, patlatılan ikinci ve üçüncü, silah olarak kullanılan tek nükleer aygıtlar oldu.

Japonya’nın 2 Eylül 1945’de pes etmesiyle II. Dünya Savaşı sona erdi.

 

Amerika Soğuk Savaş ve İnsan Hakları

II. Dünya Savaşından sonra Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği, Soğuk Savaş diye adlandırılan ideolojik rekabet döneminde karşılıklı iki süper güç haline geldiler. Birleşik Devletler resmi olarak liberal demokrasiyi ve kapitalizmi savunuyordu. Sovyetler Birliği ise komünizmi ve merkezi planlı ekonomiyi benimsemişti. İki taraf da zaman zaman politik anlamda uzlaştıkları baskıcı rejimleri destekledi. Bunun sonucunda Kore Savaşı, Vietnam Savaşı, Küba Füze Krizinin yarattığı gerginliğin çözümlenmesi ve Afganistan’daki Sovyet savaşı gibi yakın tarihi ciddi anlamda etkileyen olaylar gerçekleşti.

Amerika Birleşik Devletlerinin uzay yarışında gerilerde kalması, hükümetin okullarda matematik ve bilim yeterliliğini artırmak üzere harekete geçmesine neden oldu ve Başkan John F. Kennedy’nin Birleşik Devletlere 1960ların sonu için yaptığı “aydaki adam” çağrısı 1969 yılında aya ayak basılması ile gerçekleştirilmiş oldu.

Bu arada Amerikan toplumu ekonomik genişlemenin sürdürüldüğü bir dönem yaşıyordu. Aynı zamanda, güney başta olmak üzere Amerika çapında ayrımcılığa karşı Martin Luther King gibi Afrika asıllı Amerikalıların önderliğinde büyüyen bir insan hakları hareketi gerçekleşmekteydi. Bunun sonucunda Jim Crow kanunları yürürlükten kaldırıldı.

1991’de Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra Amerika Birleşik Devletleri, Körfez Savaşı gibi deniz aşırı askeri uyuşmazlıklara müdahale etmeye devam etti. Birleşik Devletler halen dünya üzerindeki tek süper güç olarak varlığını sürdürmektedir.

Amerika Terörle Mücadele

11 Eylül 2001’de neredeyse 3000 kişinin ölümüyle sonuçlanan terörist saldırının ardından Amerika dış politikası küresel terör tehdidine yöneldi ve George W. Bush yönetimindeki hükümet Terörle Mücadele adı altında bir dizi askeri ve yasal operasyonlara girişti. İlk olarak Afganistan’a operasyon düzenlendi ve Taliban iktidarına son verilerek, terörist örgüt El Kaide’nin topraklardan çıkarılması girişiminde bulunuldu. 2006’dan bu yana isyan, Taliban gerilla savaşı biçiminde devam etmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nin güvenliğine tehdit teşkil eden unsurlara karşı yönetim, Bush Doktrini diye bilinen bir dizi önleyici politika oluşturdu.

2002’deki bildirisinde Başkan George W. Bush, Kuzey Kore, Irak ve İran’ın Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Aynı yılın ilerleyen zamanlarında Bush yönetimi Irak’ta rejim değişikliği için baskı yapmaya başladı. 2003’de Birleşik Devletler ve müttefikleri Irak’ı işgal ettiler ve Saddam Hüseyin iktidarını devirdiler. Birleşik Devletlerin Irak’taki askeri müdahalesi halen devam etmektedir.

Amerika Politik Sistem

Birleşik Devletler dünyada var olan en eski federasyondur. Hükümet, anayasada belirtilen bir takım güçlerin kontrolündeki kongresel bir sisteme bağlı olan temsili demokrasiyi benimser. Bu anayasa, 1781’den 1788’e kadar yürürlükte kalan Konfederasyon Maddeleri diye bilinen asıl anayasanın yenilenmiş halidir. Bununla birlikte bu sadece basit bir temsili demokrasi değil, aynı zamanda azınlıkların haklarının da çoğunluğa karşı kanunlarla korunduğu anayasal bir cumhuriyettir. Vatandaşlar çoğunlukla üç seviyede yönetime konu olurlar; federal, eyalet ve yerel seviyelerde. Bununla birlikte belediye yönetimlerine ek olarak kasaba, metropol yönetimleri gibi çoğu bölge, çoklu yerel yönetimlerin konusudur. Üç seviyede de yetkililer, seçmenler tarafından oy pusulası ile seçilirler veya başka seçilmiş yetkililer tarafından atanırlar. Yasama ve yürütme dairelerine vatandaşların kendi bölgelerindeki çoğunluk oyuyla karar verilir. Yargı ve kabine dairelerine yürütme kolu tarafından atama yapılır ve bu atamalar yasama meclisi tarafından onaylanır. Bazı eyaletlerde yasama makamları, yürütme tarafından atanmak yerine seçimle doldurulur.

Federal yönetim üç koldan oluşur. Bunların her biri, bir diğerinin gücünü denetlemek ve dengede tutmak için tasarlanmıştır:

Yasama: Senato ve Temsilciler Heyeti’nden oluşan Kurultay. Federal yasaları belirler, savaş ilan eder, anlaşmaları onaylar, suçlama ve cezalandırma yetkisine sahiptir.

Yürütme: Senato onayı ile karar yetkisine sahip olan Başkan, federal yasaları yöneten ve uygulayan, yasa tasarılarını veto eden ve ordunun komuta yetkisine sahip olan Kabine ve diğer görevliler.

Yargı: Kanunları ve geçerliliklerini anayasa açısından yorumlayıp, anayasal açıdan uygun bulunmadıkları takdirde iptal edebilen Senato onayı ile hâkimleri Başkan tarafından kararlaştırılan Yüce Mahkeme ve diğer alt mahkemeler.

Birleşik Devletler Kongresi çift meclisli bir yasama meclisidir. Temsilciler Heyeti, her biri iki yıllığına bir kongresel bölgeyi temsil eden 435 üyeden oluşur. Heyet sandalyeleri her on yılın nüfusuna bağlı olarak eyaletler arasında paylaştırılır. Her eyaletin en azından bir temsilcisi vardır. Yedi eyaletin tek temsilcisi bulunmaktadır. En kalabalık nüfusa sahip eyalet olan Kaliforniya’dan 53 temsilci vardır. Her eyaletin altı yıllığına seçilen iki senatörü vardır; Senatodaki sandalyelerin üçte biri her iki yılda bir seçime açılır.

Birleşik Devletler Anayasası, Amerikan sistemindeki en üstün yasal belgedir ve Birleşik Devletler halkı için, seçtikleri hükümet yoluyla meseleleri düzenleyen bir sosyal sözleşme vazifesi görür. Tüm kanunlar ve eyaletlerin ve federal hükümetlerin uygulamaları inceleme konusudur ve yargı kolunun hükmünde olup anayasaya ters düşen her kanun iptal edilir. Anayasa iki yöntemle değiştirilebilir; her iki yöntem de eyaletlerin dörtte üçünün onayını gerektirir. Anayasa en son 1992’de olmak üzere 27 kez değişikliğe uğramıştır.

“Hukuk Beyannamesi” ve diğer değişiklikler ile Anayasa, “özgürlüğü korumak” fikrine adanmıştır. Böylelikle Anayasa insanların konuşma, inanç ve basın özgürlüklerini; adil yargılanma, silah bulundurma ve taşıma, evrensel seçim ve mülkiyet haklarını temin eder. Bununla birlikte bu hakların korunduğu savı ve evrenselliği pratikte oldukça tartışmalıdır. Anayasa ayrıca her eyalete “Cumhuriyetçi bir yönetim biçimi”ni garanti eder. Yine de bu garanti tam olarak anlamına kavuşamamıştır.

Amerikan politikasının hâkimi Cumhuriyetçi Parti ve Demokratik Partidir. Bu iki partinin üyeleri ülke boyunca federal, eyalet ve daha alt seviyelerde baskın bir üstünlükle bakanlıklarda görev almaktadırlar. Senatonun hâlihazırda bazı bağımsız üyeleri olsa da, bağımsız ya da sözde “üçüncü parti” adaylar daha düşük seçimlerde iş yapma eğilimindedir. Amerikan politik kültürü içerisinde Cumhuriyetçi Parti “merkez-sağ” veya muhafazakâr olarak, Demokratik Parti ise “merkez-sol” veya liberal olarak değerlendirilir. İki partinin büyüklükleri, partiler içerisinde kayda değer fikir farklılıkları bulunmasına sebep olabilmektedir.

2001’den bu yana Başkanlığını sürdüren George W. Bush bir Cumhuriyetçidir. 2006 ara dönem seçimlerinin ardından, 2001-02’de senatodaki Demokratik çoğunluğu ayrı tutarsak, 1994’ten bu yana ilk kez Demokratik Parti Heyette ve Senatoda sandalye üstünlüğü kurmayı başarmıştır.

Amerika Dış İlişkiler

Amerika Birleşik Devletleri küresel çapta çok geniş ekonomik, politik ve askeri etkiye sahiptir. Birleşik Devletlerin dış politikası tüm dünyada dikkatle izlenir ve tartışılır. Neredeyse tüm ülkelerin Washington D.C.’de elçilikleri ve ülke çapında konsoloslukları vardır. Bununla birlikte Amerika Birleşik Devletleri ile Küba, İran, Kuzey Kore, Bhutan ve Sudan’ın resmi diplomatik ilişkileri yoktur. Birleşik Devletler, pek çok uluslar arası kuruluşla birlikte, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyesidir (Güvenlik Konseyinde kalıcı bir sandalyeye sahiptir). Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri’nin önde gelen müttefikleri arasında Avustralya, Japonya, İsrail ve NATO üyesi ülkeler bulunmaktadır ve Birleşik Krallık Amerika’nın en yakın müttefikidir. Ek olarak Amerika’nın komşu ülkeleri olan Kanada ve Meksika ile de yakın diplomatik, ekonomik ve kültürel bağları vardır.

Amerika Ordu

Amerika Birleşik Devletleri askeri meselelerde uzun süredir vatandaş hükmünün geçerli olduğu bir geleneğe sahiptir. Ordu, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetlerinden oluşan Birleşik Devletler silahlı kuvvetlerini Savunma Bakanlığı yönetir. Sahil Koruma, barış zamanında Anavatan Güvenlik Departmanı’nın yetkisi altındadır fakat savaş zamanında Deniz Kuvvetleri Departmanının yetkisi altına girer. Amerika Birleşik Devletleri ordusu her bölgede ve Ulusal Savunmada birkaç yüz bin personel ve aktif görevde 1.4 milyon personel barındırmaktadır. Orduda gönüllü olarak hizmet edilmektedir ama savaş zamanlarında Seçkin Hizmet Sistemi ile orduya çağırma olabilir. Birleşik Devletler kısmen savunma bütçesinin büyüklüğü sebebiyle dünyanın en güçlü ordusuna sahiptir; 2005 yılında yapılan savunma harcamaları hesaplandığında, sırasıyla 14 en büyük ulusal askeri bütçenin toplamından daha fazladır. Buna rağmen askeri bütçe, gayrisafi yurt içi hasılanın sadece %4’ünü teşkil eder. Birleşik Devletler ordusu Antarktika haricinde tüm kıtalara yayılmış 700ün üzerinde askeri üs ve tesise sahiptir. Birleşik Devletler ordusunun yeterliliği baskın olarak lojistik ve ulaştırma üzerine kuruludur; bu sayede ihtiyaç duyulduğunda acil takviye kuvvetler sağlanabilmektedir. Hava Kuvvetleri C-5 Galaxy, C-17 Globemaster ve C-130 Hercules taşıma uçaklarından ve eşit sayıda hava yakıt tankerlerinden oluşan büyük bir donanmaya sahiptir. Deniz Kuvvetleri, Deniz Seferberlik Birimlerine ve Pasifik ve Atlantik donanmalarına sahiptir. 11 uçak taşıyıcıdan oluşan deniz donanması, olası tehditlere karşı esnek bir yanıt sağlamaktadır. Bu nedenlerden dolayı Amerika Birleşik Devletleri ordusu evrensel bağlamda dünyadaki en güçlü ordu olarak tanımlanmaktadır.

Amerika İdari Bölümler

Amerika Alabama

Amerika Alaska

Amerika Arizona

Amerika Arkansas

Amerika Kaliforniya

Amerika Colorado

Amerika Connecticut

Amerika Delaware

Amerika Florida

Amerika Georgia

Amerika Hawaii

Amerika Idaho

Amerika Illinois

Amerika Indiana

Amerika Iowa

Amerika Kansas

Amerika Kentucky

Amerika Louisiana

Amerika Maine

Amerika Maryland

Amerika Massachusetts

Amerika Michigan

Amerika Minnesota

Amerika Mississippi

Amerika Missouri

Amerika Montana

Amerika Nebraska

Amerika Nevada

Amerika New Hampshire

Amerika New Jersey

Amerika New Mexico

Amerika New York

Amerika Kuzey Carolina

Amerika Kuzey Dakota

Amerika Ohio

Amerika Oklahoma

Amerika Oregon

Amerika Pennsylvania

Amerika Rhode Island

Amerika Güney Carolina

Amerika Güney Dakota

Amerika Tennessee

Amerika Texas

Amerika Utah

Amerika Vermont

Amerika Virginia

Amerika Washington

Amerika Batı Virginia

Amerika Wisconsin

Amerika Wyoming

 

 

Amerikan Samoa

Guam

Puerto Rico

Kuzey Mariana Adaları

U.S. Virgin Adaları

 

Amerika Birleşik Devletleri 50 eyaletten ve Kolombiya Bölgesi olarak adlandırılan bir federal bölgeden oluşur. Komşu kırk sekiz eyalet — Alaska ve Hawaii haricindeki tüm eyaletler — bitişik Birleşik Devletler veya “aşağı 48” olarak adlandırılır ve merkezi Kuzey Amerika’nın büyük kısmını kaplar. Alaska ile bitişik Birleşik Devletler arasında Kanada vardır; birlikte kıtasal Birleşik Devletleri oluştururlar. Ellinci eyalet olan Hawaii, Pasifikte yer alır.

Palmyra Atol, Birleşik Devletlerin tek birleşik bölgesidir fakat düzenlenmemiştir ve yerleşimcisi yoktur. Birleşik Devletler Küçük Uzak Adaları, Pasifik ve Karayıp Denizlerindeki ıssız adalar ve mercan adalarından oluşur. Ek olarak 1898’den beri Birleşik Devletler Deniz Kuvvetleri, Küba’daki Guantanamo Körfezinde geniş bir donanma üssüne sahiptir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin bilinen eyaletleri ve bölgelerine ek olarak Birleşik Devletler eyaletlerine bağlı ülkeler de vardır. Micronesia (1986’dan bu yana), Marshall Adaları (1986’dan bu yana) ve Palau (1994’ten bu yana) Birleşik Devletlerle birlik olmuştur ve bu bölgelere uluslar arası bağımsızlık ve bölgelerinin kesin kontrol hakları verilmiştir. Bununla birlikte bu bölgeler Birleşik Devletlerin savunma ve finansal desteğini kabul etmişlerdir.

Bazı yerler wikipedia dan alınmıştır.